Dinen Aciz Ne Demek? Kökleri, Günümüz Yansımaları ve Geleceğe Bakış Merhaba dostlar — bir kahve etrafında oturmuşuz gibi samimi bir sohbet açıyorum: “dinen aciz” ifadesini birlikte açalım, kökenine bakalım, bugüne nasıl yansıdığını tartışalım ve yarını nasıl etkileyebileceğini düşünelim. Konu derin; hem teorik hem pratik yanları var. Gelin hem akılla hem kalple yaklaşalım. Kökeni ve Temel Anlamı Sözcük olarak “aciz”, “gücü yetmemek, çaresiz kalmak” anlamındadır; “dinen aciz” ise dinî açıdan bir yükümlülüğü yerine getirmede güçsüz veya yetersiz olmak demektir. Bu, fiziksel bir engel, kronik hastalık, yaşlılık, zihinsel durum veya başka bir meşru mazeretten kaynaklanabilir. Geleneksel İslam hukukunda “mazur” sayılan kişiler için…
8 YorumKategori: Makaleler
Işığa Karşı Hassasiyet: Felsefi Bir Bakış Açısı Işığa karşı hassasiyet, günlük yaşamda çoğu zaman göz ardı edilen ancak derin felsefi ve ontolojik anlamlar taşıyan bir durumdur. Bireylerin ışığa karşı duyduğu aşırı hassasiyet, sadece biyolojik bir tepki değil, aynı zamanda insan varoluşunun, bilginin ve etik sorumlulukların derinliklerinde yatan daha karmaşık bir olgudur. Filozofların gözünden bakıldığında, bu durum sadece fiziksel bir rahatsızlıkla sınırlı kalmaz; bireylerin dünyayı nasıl algıladıkları, gerçekliği nasıl deneyimledikleri ve ışığın varoluşsal anlamı üzerine önemli soruları gündeme getirir. Işığa Karşı Hassasiyet ve Ontolojik Perspektif Ontoloji, varlık ve varoluşun doğasıyla ilgilenen bir felsefe dalıdır. Işığa karşı hassasiyet, bir anlamda varlığın sınırlarıyla…
Yorum Bırakİnme İçin Hangi Bölüme Gidilir? Tarihsel Bir Bakışla Sağlık Sistemindeki Evrim Geçmişten Bugüne: Sağlıkta Zamanın Değişen Rolü Bir tarihçi olarak, sağlık sisteminin evrimini anlamak, yalnızca tıbbi gelişmeleri incelemekle kalmaz, aynı zamanda toplumsal dönüşümleri, insanların sağlık sorunlarına yaklaşımını ve hastalıkların tedaviye dair algılarındaki değişimleri de gözler önüne serer. Bugün “İnme için hangi bölüme gidilir?” sorusunu sorarken, aslında bu sorunun, tıbbın ilerlemesiyle birlikte dönüşen bir kavramı yansıttığını anlamamız gerekir. Eskiden bir inme vakasının ne kadar zor teşhis edildiğini ve ne kadar geç müdahale edildiğini düşünürken, günümüzdeki hızlı yanıt sistemlerinin çok önemli bir yere sahip olduğunu görüyoruz. Sağlık sistemindeki bu gelişmeler, yalnızca bireysel…
4 Yorumİnfaz Hakimliği Ne İş Yapar? Edebiyat Perspektifinden Bir İnceleme Kelimelerin Gücü ve Anlatıların Dönüştürücü Etkisi Bir edebiyatçı olarak, kelimelerin büyüsüne her zaman inanmışımdır. Her kelime, bir hikayenin kapısını aralar, bir dünyayı şekillendirir. Yazılı anlatılar, zaman zaman bir toplumun vicdanını, zaman zaman da bireylerin içsel çatışmalarını yansıtır. Edebiyat, çok defa yaşamın en derin ve en karanlık köşelerine ışık tutan bir aynadır. Fakat bazen, kelimelerin ardında yer alan gerçeklik, sıradan hayatın ötesine geçer ve toplumsal düzenin en keskin hatlarına dokunur. İnfaz hakimliği, tam da bu noktada devreye girer. Bu kavram, sadece hukukun soğuk diliyle tanımlanabilen bir görev olmaktan çıkar, aynı zamanda bir…
8 YorumKastamonum Nasıl Yazılır? Bir Kente Duyguyla Bağlanmanın Dilbilgisi Bir kelime, bir kente duyduğun sevgiyi taşıyabilir mi? Evet. “Kastamonum” dediğinde sesinin tınısı bile değişir; çocukluğunun kokusu, çarşının kalabalığı, ıhlamur ağaçlarının gölgesi gelir. Ama işte tam burada dil, kalbin önüne kibarca geçer ve sorar: “Peki doğru yazım hangisi?” Bu yazı, o soruya yalnızca teknik bir yanıt vermiyor; kökenlerden bugüne ve yarına, bir kentin adına nasıl özenle dokunabileceğimizi de konuşuyor. Standart yazımda doğru biçim Kastamonu’m ’dur (kesme işaretiyle). “Kastamonum” bitişik yazımı, günlük/marka tercihi olarak görülebilir; ancak yazım kurallarında önerilen biçim “Kastamonu’m” şeklindedir. Kökenler: İyelik, Kesme ve Bir Kente “Benim” Demek “Kastamonu” özel addır;…
6 YorumKasarlık Yapmak Ne Demek? Geleceğin Sosyal Zekâ Haritasında Yeni Bir Kavram Toplum değişiyor, ilişkiler evriliyor ve kelimeler de bu dönüşüme ayak uyduruyor. Bugün belki gündelik sohbetlerde esprili ya da hafif alaycı bir şekilde kullandığımız “kasarlık yapmak” ifadesi, gelecekte çok daha derin anlamlar taşıyabilir. Bu yazıda, sadece bugünü değil yarını da düşünerek bu kavramın olası toplumsal, psikolojik ve kültürel yansımalarına birlikte bakacağız. Hazırsanız, biraz beyin fırtınası yapalım ve “kasarlık” kelimesinin gelecekteki rolünü birlikte kurgulayalım. — Kasarlık: Yüzeyin Altındaki Anlam Katmanları “Kasarlık yapmak” bugün çoğunlukla flörtöz bir yaklaşım, aşırı ilgi gösterme ya da bazen manipülatif bir çekicilik kurma çabası anlamında kullanılır. Ancak…
8 Yorum“Karıncık nedir?” sorusu tek cümlelik bir sözlük tanımına sığdırılamaz: Karıncık, hem kalpte kanı ileri fırlatan kas odacığına (ventrikül) hem de beyinde beyin-omurilik sıvısının dolaştığı boşluklara verilen addır. Ama asıl mesele, bu iki yapının nasıl yanlış anlaşıldığı ve popüler içerikte nasıl basite indirgenip hata üretildiğidir. Karıncık Nedir? Basit Tanımın Ötesine Geçelim İtirafla başlayayım: “Karıncık, kalpteki alt odacık” diye geçiştiren yazılara katlanamıyorum. Bu kadar yüzeysel anlatım, hem kalp sağlığını hem de nörolojiyi bir “infografik süsü”ne dönüştürüyor. Benim iddiam şu: Karıncık kavramını hafife aldıkça yanlış teşhisler, abartılı korkular ve gereksiz tartışmalar büyüyor. Peki neden? Kalp Karıncıkları (Ventriküller): Sadece “Pompa” mı? Kalpte iki karıncık…
8 YorumSafil Ne Demek Osmanlıca? Psikolojik Bir Analiz İnsan davranışlarını anlamak, bizi sadece dışsal hareketlerden daha derin bir içsel dünyaya davet eder. Her davranışın arkasında bir düşünce, bir duygu ve toplumsal bağlam bulunur. Psikoloji, bu unsurların nasıl bir araya geldiğini ve insanların dünyayı nasıl algıladığını çözümlemeye çalışır. Ancak bazen kelimeler, bir kişinin içsel yolculuğunun ya da toplumun düşünsel yapısının dışa vurumu olabilir. Peki, “Safil” kelimesi de bu bağlamda ne anlama gelir? Osmanlıca’da “Safil” kelimesi, genellikle “düşkün”, “yoksul” veya “çaresiz” gibi anlamlarla ilişkilendirilir. Ancak, bu kelimenin anlamı, sadece dışsal bir durumun ötesine geçer. “Safil”, aynı zamanda bir insanın içsel durumunun, duygusal ve…
8 Yorum“Osman Gürbüz nereli?”: Bir Kimlik, Bir Tartışma Tarihî belgeler ve siyasal olaylar arasında gezinirken kimlikler bazen flu hâle gelir. Bir ismi duyduğumuzda hemen “nereli?” sorusunu sorarız — zira coğrafya, kimliğin önemli bir bileşenidir. Osman Gürbüz söz konusu olduğunda da bu soru hem merak hem tartışma unsurudur. Kendisi hakkında farklı kaynaklarda farklı ifadeler geçmektedir. Bu yazıda “Osman Gürbüz nereli?” sorusuna ulaşabildiğimiz belgeli bilgiler ışığında yaklaşacak, tarihsel arka planı ve akademik tartışmaları anlamaya çalışacağız. Osman Gürbüz Kimdir? Osman Gürbüz, Türkiye siyaset ve kriminal tarihinin tartışmalı figürlerinden biridir. 1962 doğumlu olduğu belirtilir ve Ergenekon soruşturması bağlamında adı sıkça geçer. [1] Wikipedia sayfasında “Osman…
4 YorumKardeş Payı Anlatıcı Kim? Geleceğin Hikâye Sesini Ararken “Anlatıcının kim olduğundan çok, hangi geleceği bize fısıldadığı önemlidir.” Meraklı bir başlangıç: Geleceğe bakan bir kulak Kardeş Payı’nı yıllar sonra yeniden düşünürken aklıma şu soru takılıyor: “Bu hikâyeyi kulağımıza kim üflüyor?” Dış sesin tonundan, kurgunun zaman atlamalarına; karakterlerin iç monologlarından, mahallenin ortak hafızasına… Anlatıcı, tek bir kişiye indirgenemeyecek kadar akışkan bir işlev görüyor. Zaten resmî oyuncu listelerinde belirgin bir “anlatıcı” kredisi görmüyoruz; dizinin kredileri ve genel bilgi sayfaları oyuncu kadrosu, yönetmen ve yapım detaylarını öne çıkarırken, anlatıcıya tekil bir atıf yapmıyor. Bu belirsizlik, geleceğin dizilerinde anlatımın daha kolektif, daha etkileşimli ve hatta…
Yorum Bırak